MOONSHADOW SX VE RUMİ SX İNCELEMESİ

http://www.techno-fi.net/forum/index.php?topic=5806.0;all

"Moonshadow SX RCA kablo (Eichmann uçlarla): Bu kabloya özel bir yer ayırmak istiyorum. İlk dinlediğim andan itibaren tüm kablolar içerisinde benim en çok beğendiğim model oldu. Ses karakteri elbette diğer Silverfi kabloları çizgisinde. Ama sunumda odyofil düzeyde ilginç farklılıklar var. Kabloyu ilk denediğimde biraz şaşırdım. Hatta sıcak bir sunumu olduğu kanısına bile kapıldım. Ancak dinledikçe böyle olmadığını farkettim. Genel tepki yapısından bahsedecek olursam, kontrollü ve sıkı alt frekans tepkisi, geriden gelen midler ve son derece açık tizler duyduğumu söyleyebilirim.

Özellikle elimdeki sistemi de düşününce bunu özel yapanın tam olarak ne olduğunu merak edebilirsiniz. Hatta bir tutarsızlık bile hissedebilirsiniz. Her zaman agresif sesi engellemeye çalışan bir dinleyici olmaya çalıştım nitekim. Moonshadow’un genel sunumu teorik olarak bu arayışa zıt olarak kabul edilebilir. Ama öyle değil…

Tizlerdeki açık yapının Eichmann uçlardan kaynaklandığını düşünüyorum öncelikle. Sezai Beyle de konuşurken bu durumun teyidini aldım. Çünkü bu uçlarla yapılan kabloların karakteristik tiz sunumunda farklılıklar var. Tizler son derece açık ve yüksek çözünürlüklü. Ancak distorsiyon ve rahatsız eden uzantılardan son derece iyi arındırılmış bir ses bu.

Bu nedenle Moonshadow’u ilk dinlediğimde duyduğum “hormonsuz” ama berrak ses beni bir miktar şaşırttı. Geriden gelen mid'ler hiçbir ayrıntıyı kaçırmıyor. Dahası enstrümanlar arası boşluk ve doğal sunum sanki müziği biraz yavaşlatıp müziği sindirmek için size zaman tanıyor. Tizler ve üst-mid arası geçiş son derece orantılı. Bunu neden söylüyorum derseniz, bir keman solo dinlerken sesin üst tonlara doğru çıktığını (tizleştiğini) düşünün. Bu ani iniş çıkışları en doğal haliyle yansıtan ekipman benim için en iyi ekipmandır.

Düşük frekans tepkileri biraz daha geriden gelen mid sesler çizgisinde. Bir öne çıkış yok. Doğal sunuma katkısı var bu durumun. Alt frekans ve mid arası geçişte bir tonun diğerine baskın çıkması söz konusu değil. Ama yapısı gereği biraz “renkli” müziklerde acaba biraz daha vurgulu baslar ve yoğun mid'ler olur mu diye sormadan edemiyorsunuz. Yine tiz karakteri ve kaynağın durumu arasında hassas bir dengenin de olduğunu düşünüyorum. Kontrolsüz bir kaynak ile “büyü” bozulabilir. Yine dış etkilere karşı herhangi bir dış katmanı olmadığı için son derece hassas olmak lazım.

Rumi SX RCA kablo (Eichmann uçlarla):

Kendisini Moonshadow’dan sonra dinledim. Sunum konusunda farklılıkları olmakla birlikte tiz performansı iki modelde de “benzerlikler” var. Genel olarak bakıldığında aynı çözünürlüğe sahip, midleri daha hacimli, düşük frekans tepkileri ise biraz daha vurgulu. Birçok kullanıcının hayır diyemeyeceği kadar “canlı” çalıyor.

Karakterini neye göre referans alsam bilemedim. Ama Phrygian ve Magician modellerinden esintiler var. Ama özellikle mid-tiz çözünürlüğü daha iyi. Özellikle Eichmann uçlarla şeffaf ve daha az distorsiyonlu sunumu bu karakteri bir adım öne getiriyor.

Şu çözünürlük olayını biraz açmak istiyorum. Nasıl anlaşılır bunu ifade etmek zor. Şöyle özetlenebilir, sunum ne kadar perdesiz olmaya başlarsa enstrümanlar, vokaller o kadar “canlanıyor”. Tınılar, bu titreşimciklerin uzantıları herhangi bir noktada kesilmeden kulağa kadar geliyor. Çözünürlük artışından benim kastım bu; Silverfi kablolarında üst modellere doğru tırmandıkça özellikle üst mid-tiz tepkileri biraz daha şeffaflaşıyor.

Rumi ile yaptığım vokal ağırlıklı dinlemelerde canlı ve “dolu dolu” sunumu baş döndürücü geldi diyebilirdim. Moonshadow gibi derinlik hissi yok, yani ayrıntıları hissetmeniz için dize zaman tanımıyor. Küçük titreşimcikler havada uçuştukça biraz şaşırıyorsunuz

Cihan Abinin bizlere hediyesi olan Cassandra Wilson “Another Country” adlı albümü dinlemek nasıl keyif verdi anlatamam. Harika bir deneyimdi. Kendisinde böylesine güzel bir sesi bizlere tanıttığı için sonsuz teşekkürler." Tanık Ç.
SANY0420.JPG