SILVERFI KABLOLARINA BİR BAKIŞ-3

http://stereomecmuasi.com/2013/02/silverfi-kablolarina-bir-bakis-iii.html

Bu noktada 3 ara bağlantı kablosunun bu plakta iyi performans gösterdiğini söylemek mümkün. Ancak Phrygian SX-Plus, her iki Elixir modeline göre birkaç adım ötede. Her frekans aralığında detay ve ayrıntı ön plana çıkıyor. Elixir SX-Plus’ın ön plana çıktığı şey ise, müziğin genelindeki havayı sıcacık bir şekilde bana yansıtması. Benim aradığım tonu veren ise Phrygian modeli. Amplimin üzerine takılı RCA 2A3 tüplerin sıcacık tonlarını detay ile besliyor. Tam bu noktada aklıma Elixir Plus modelini solid-state ampli ile kullanma fikri geliyor. Pre-amplimin iki çıkışa sahip olması sayesinde fazla kablo sök tak yapmadan eski Exposure amplimi devreye sokabiliyorum. Elixir Plus bu kombinasyonda çok daha başarılı. Gerçek performansını ortaya koyuyor.



Bu noktada her zaman karşımıza çıkan karar verme aşamalarında her 3 kablonun ağırlık noktaları yavaş yavaş beliriyor.
Elixir SX modeli Silverfi deneyimini en uygun fiyatla yaşamak isteyenler için ideal bir tablo çiziyor. Fiyat son derece makul ve kablonun genel ayrıntı ve detay açısından yeterli seviyede olduğu aşikar. Kablo genel anlamda hiçbir alanda sert çizgilere sahip değil. Ön plana çıkmaktan ziyade uyumlu çalan bir kablo. Elixir SX-Plus, küçük kardeşinden oldukça farklı yapıda. Genel olarak daha dinamik, daha iyi sahneye sahip. Çok detay yerine genel olarak sıcak bir tonaliteye önem verenlerin tercih edebilecekleri bir kablo gibi gözüküyor. Phrygian modelinde ise tablo oldukça farklılaşıyor. Çok detaylı bir tiz sunumu, daha keskin hatlara sahip bas performansı dikkat çekiyor.



Ben vakum tüplü amplim ile Phrygian, solid state amplim ile Elixir-SX Plus modelini tercih ederim bu noktada.
Sırada Solti – Decca Silver Jubilee Recording – Beethoven Symphony No:9. Bu albümle alakalı Mecmua’da çok ayrıntılı bir yazı yayınlamıştık eminim okuyucularımız hatırlayacaklardır. Solti, bildiğiniz üzere tüm kariyeri boyunca neredeyse her zaman Decca plak şirketi ile ile çalışmış. Plak resimlerinde de görebileceğiniz gibi Solti-Decca Silver Jubilee Recording ibaresini taşıyor. Kaydın amacı Decca plak firması ile Solti’nin 25 yıllık ilişkisinini kutlaması. Çeşitli klasik müzik arşiv sitelerinde plağın 1972 orijinal baskısının önemli tutarlarla el değiştirdiğini görebilmemiz mümkün. Plakta Beethoven’in 9. Senfonisi seslendirilmiş. Dokuzuncu Senfoni ile alakalı olarak Stereo Mecmuası’nda bir çok yazı yayınladığımız için çok fazla ayrıntıya girmek istemiyorum. Ancak yazıyı okuyan meraklıların belki de bilmedikleri bir ayrıntıdan bahsedelim. Dokuzuncu Senfoni insan sesinin kullanıldığı ilk önemli senfonidir. Daha önce bazı örneklere rastlansa da, eserin büyüklüğü ve önemine bakarak ilk önemli senfoni tanımlaması kabul gören bir tanımladır. Daha fazla ayrıntıyı web sitemizdeki kısa bir arama ile bulabilirsiniz diyerek plak kaydına geri dönelim. Kayıt, zaten tarihsel öneme sahip olmasının yanında bu çok kaliteli re-mastering çalışması ile bambaşka bir noktaya gelmiş. Meraklıların göz atmasında fayda var.

Phrygian bu noktada farkını ortaya koyuyor. Büyük orkestranın tüm ihtişamı karşımızda duruyor. Bu plakta standart Elixir modeli ile Plus olan versiyonu arasındaki farklar daha dramatik şekilde karşımızda. Koral bölümlerde Elixir SX-Plus modeli öylesine bir sunum yapıyor ki, bir daha standart Elixir modeline geri dönmek mümkün değil. Phrygian ise koral bölümlerde Elixir SX-Plus ile kıyaslanabilir durumda iken, ayrıntılara ve geri plana baktığınızda ön plana çıkıyor.

Tablo tam olarak şu benim için. Elixir ve Elixir Plus modelleri arasında bir seçim yapmak gerekirse hemen her açıdan Plus modeli üstün. Aradaki fiyat farkının çok düşük olduğunu göz önüne alırsak imkanı olan meraklıların Elixir Plus modeline yönelmesini tavsiye ederim. Elixir Plus ile Phrygian arasında ise sistem, beğeniler ve kişisel tercihler ön plana çıkıyor. Ben kendi adıma hakkımı Phrygian yönünde kullanırım.
Ancak asıl zor seçim Phrygian sonrasında karşımıza çıkıyor.



Magician SX modelini sistemime takar takmaz, Elixir SX-Plus modelinde yazdığım özelliklerin üzerine çok fazla şey eklendiğini söylemem mümkün. Ton sıcacık, bas performansı müthiş. Kablonun sahneye olumlu etkisi daha ilk saniyelerde ortaya çıkıyor.

Tehlikeli bir albümü ortaya çıkartmanın vakti geldi. Henry Cow – In Praise of Learning. Şahsım adına tüm arşivimdeki en sakat albümlerden birisidir ve bazı dönemlerde nihai kararları vermemde etkisi olmuştur. Albümdeki tüm isimler neredeyse hemen her enstrümanı çalabildiklerinden müzisyen listes o kadar uzun ki. Bu albümde ayrıca İngiliz/ Alman avant-garde pop grubu olan Slapp Happy’nin ekibi de katkıda bulunmuş. Klavye Anthony Moore, gitar Peter Blegvadve vokallerde Dagmar Krause. Tabii bunlara ek olarak soprano saksafonda Geoff Leigh, trompette Mongezi Feza – trumpet ve osilatörde Phil Becque albüme destek vermiş. Albüm kapağında John Grierson’un bir sözü var, albümü kesinlikle çok iyi açıklıyor; “Sanat bir ayna değildir, sanat bir çekiçtir” Albümün daha ilk şarkısı olan War’da çekici kafanızın ortasına yemeniz mümkün. Dagmar Krause ile Peter Blegvad düetinin hemen arkasından olanlar oluyor. “Living in the Heart of the Beast” ise topluluğun en önemli şarkılarından bir tanesi. Bol politik içerik ve taşın havalarda uçuştuğu “Beautiful as the Moon – Terrible as an Army with Banners” diğer dikkat edilmesi gereken şarkılardan.
Bu albümü dinlemeye başladığımda tek bir şarkı dinleyip bırakmam mümkün değil. Albümün elimde iki farklı versiyonu var. Bir tanesi Recommended Records tarafından yayınlanan remaster çalışması 40. yıl özel versiyonu CD formatında ve albümün orijinal ilk baskısı plak formatında. Bu plağı elde edebilmek bayağı çaba fark sarf ettim ve kanlı bir sürecin sonunda sahip oldum. Albüm tam anlamı ile notların havalarda uçuştuğu bir yapıda.

Magician SX ve Phrygian SX ile arasında bir karşılaştırma yapmak zor. Magician bir çok yönden üstün. Detaylarda fark adım adım ortaya çıkıyor. Living in the Heart of the Beast çok ama çok zorlu bir parça. Magician SX, bu zorlu parçanın sunumunda önemli bir katkı yapıyor. Bas performansı Phrygian modelinden bariz şekilde üstün. Orta frekanslarda her iki kablo birbirinden biraz farklı bir sunuma sahip. Magician daha sıcak daha ayrıntılı bir yapıya sahip iken Phrygian bu kablo yanında daha geride bir görüntü sunuyor. Ancak Rock müzik dinleyenler için Phrygian modelinin keskin yapısı bir mutluluk kaynağı haline gelebilir. Üst frekanslara gelince orada da dinleyicinin karar vermesi gerekiyor.