STEREO MECMUASI İNCELEMESİ (4): (REVIEW IN TURKISH)

http://stereomecmuasi.com/2013/02/silverfi-kablolarina-bir-bakis-iv.html

Her iki kablonun tiz performansı başarılı, detaylar yerinde. Magician tizleri çok ön plana çıkartmadan detaylı sunumu yaparken, Phrygian tizleri biraz daha farklı bir şekilde ön plana çıkartıyor. Her iki kablonun yanma süresi bayağı uzun sürmüş olmasına rağmen Phrygian biraz daha fazla yandı.
Magician ve Phrygian arasında bir karar vermek, bir seçim yapmak çok zor. Aralarında ciddi farklar olsa da ve ibre Magician’dan yana dönse de, Phrygian bazı yönlerden ilgi görebilir. Özellikle zaman zaman hırçınlaşan müziklerde Phrygian benim sistemimde beni daha fazla mutlu etti.

Tabii ki tüplerin etkisi var bu tespitte. Ancak ikili arasında tercihinizi Phrygian’dan yana kullanırsanız vokal dominant müziklerde kadife tondan birazcık vazgeçmek gerekecek.
Asıl merak ettiğim kablo olan Moonshadow SX-Plus ise bir haftalık süre boyunca günlük müzik dinleme sırasında adım adım pişti. Yeterli seviyeye yaklaştığını düşündüğüm anlarda dinleme testlerine başladım. İlk adımda şunu söylemek isterim Moonshadow daha kendisinden alt serilerdeki kabloların fiyat olarak olmasa da, performans olarak çok çok ötesinde.
Moonshadow SX-Plus tüm bu yazıda okuduğunuz kablolardan Magician ve Phrygian modellerinin bir nevi birleşimi gibi. Takar takmaz burada bir fark var diyeceğiniz türden bir kablo ile karşılaşıyorsunuz. Detay seviyesi gerçekten üst noktalarda ve sistemimde daha önce dinleyip beğendiğim orta ve üst sınıf kabloların neredeyse tamamı ile yarışabilecek düzeyde. Üzerinde yazacak fazla bir şey yok gerçekten. Tizler son derece ayrıntılı, kadife gibi vokaller ve çok etkileyici bir bas performansı. Durum böyle olunca kabloyu sistemimde sabitleyip farklı kombinasyonları denemeye başlayabilirim.

CD çalar ile pre-ampli arasındaki kabloları söküp takmaya başlıyorum. Bu noktada pre-ampli ve amplifikatör arasında Moonshadow modeli takılı. Asıl dilemma şimdi başlıyor. Bu noktadaki testlerin ayrıntılarını geçip farklı konuları tartışalım istiyorum. Fiyatlardan hareket edelim;



Teste katılan kabloların fiyat etiketleri şu şekilde; Elixir SX 119 USD, Elixir SX-PLUS 139 USD, Phrygian SX 199 USD, Magician SX 298 USD, Moonshadow SX-PLUS 449 USD. Tabii ki tüm fiyatlar artı KDV.

Testin en pahalı kablosu olan Moonshadow belki okuyucularımızın kablo için ayırdıkları bütçeyi aşabilir. Bu noktada benim favori kablom Phrygian SX oldu. Göreceli makul bir fiyat etiketi bulunan kablo, benim sistemim açısından fiyat performans oranı en yüksek kablo olarak nitelendirilebilir. Tabii aritmetiğe devam edersek CD çalara Elixir SX-Plus modelini kullanıp, Pre ile ampli arasında Phrygian kullanınca ortaya çıkan sonuçlar tatmin edici ve Moonshadow modelinden daha ucuza tüm sistem kablolamasını yapabiliyorsunuz. Ancak bir gerçek var ki, özellikle Moonshadow’u sisteme entegre ettiğinizde işin rengi tamamen değişiyor. Sn Saktanber, bu noktada imdadımıza yetişiyor. Şöyle ki, diyelim ki, siz bütçeniz dolayısıyla Elixir Plus modelini tercih ettiniz ve uzun seneler kullandınız. İlerleyen dönemlerde kablo için ek bütçe yarattınız, bu durumda eski kablonuzu makul bir fiyata geriye verip yerine daha üst bir model alabiliyorsunuz. Yani biraz sabır ile belirli bir süre içerisinde hem farklı kabloları deneyebilir ve nihai sonuca hiç al-sat yapmadan ulaşabilirsiniz. Son dönemlerde ülkemizdeki ikinci el piyasasını göz önünde bulundurursanız çok iyi seçenek.

Silverfi kablolar, son derece zarif ve abartıdan uzak yapıda. Beyaz kablo kılıfları daha ilk bakışta dikkat çekiyor. Kabloların sarımları dışarıdan görülüyor ve üretici bunları gizlememiş. Böylelikle kablolar gereksiz yere kalınlaşmamış. İlk bakışta tüm kablolar birbiri ile aynı gözüküyor olsa da, bir bakış atarak farklılıkları tespit edebiliyorsunuz. Kablo içerisindeki tel sayısı, zaman zaman kalınlıklar ve sarım tekniği kablodan kabloya değişiyor. Silverfi kablolar yazının başlarında yazdığım gibi tek yönlüler ve herhangi bir ekranlamaya sahip değiller. Düşük çıkışlı MC iğnelerin geleneksel her “hum” sorunları göz önüne alınırsa pikap katlarında kullanmanızı en azından denemeden kullanmanızı tavsiye edemem.

Silverfi kablolarla ilgili bir diğer izlenimim kabloların sisteme alışma süresinin uzunluğu. Evet ilk bakışta kabloların farklıkları gayet fark edilebilir olsa da, süreç uzadıkça müziği keyifli kılan ayrıntılar ön plana çıkmaya başlıyor. Benim gibi müzik seti tüm gün açık olan meraklılar bu süreci biraz daha hızlı geçirebilirler. Ancak tüm hifi testlerinde yaşadığım gibi kablolar kıvama gelip sistemden söktüğünüzde getiri ve götürüleri çok daha iyi şekilde görebiliyorsunuz. Örneğin Moonshadow’u sistemden söküp kendi kablolarımı geriye taktığımda mutsuz oldum. Sanırım en güzel kararları vermenin yolu devamlı olarak sök tak yapmaktansa bu süreci uzun vadeye yayarak değişimleri gözlemlemek.

Silverfi markası altında bu incelediğimiz kablolar haricinde daha üst modellerde var. Elixir modelinden başlayarak yukarılara doğru çıkan fiyat seçenekleri var. Bütçenizin el verdiği şekilde sisteminizde farklı Silverfi kabloları deneyebilir ve kullanabilirsiniz. İsterseniz aynı model ile tüm sisteminizin kablolamasını yapabilir veya farklı modelleri bir arada kullanarak farklı sinerjiler yakalayabilirsiniz. Seçenekler neredeyse sınırsız.



Sn Saktanber’in kablolarında benim de çok beğendiğim iki marka ile sonlandırma yapılıyor, Switchcraft ve Eichmann. Switchcraft ülkemizde çok bilinmeyen bir marka ancak çok pahalı ve egzotik bazı markalarda rastlayabilirsiniz bu güzel konektörlere. Eichmann markasından Copper veya Silver Bullets konektör modelleri opsiyonel olarak meraklılara sunulmuş. Ancak benim açımdan konektörü Switchcraft seçmek daha mantıklı. Konektörden yapacağınız ekonomi ile bir üst model kabloyu alabilme şansınız bile olabilir. Silverfi ürünlerinde bu çok sevdiğim seçeneği görmek beni çok mutlu etti.

Bu uzun yazıyı ve gözlemlerimi sonuçlandırmanın zamanı geldi artık. Öncelikle şunu söylemek isterim Silverfi ürünlerini Stereo Mecmuası’nda misafir etmek çok uzun zamandır yapmak istediğim bir şeydi ve bunu sonunda yapabildiğim için çok mutluyum. Aksi takdirde sitemizde dünyanın dört bir tarafından ürünlere yer verirken ülkemizden dünyaya açılmış bir markaya yer vermemiş olmak bir ayıp olarak hanemize yazılırdı. Silverfi, meraklılara farklı seçenekler sunan bir butik üretici ve bu seçenekler insanın yüzünde kocaman bir gülümseme bırakabiliyor.
Bir sonraki adımda Silverfi hoparlör kablolarını ve bu incelemede yer vermediğim yine fiyat/performans yüksek olduğunu tahmin ettiğim göreceli uygun fiyat etiketli Shaman modelini mercek altına almayı çok istiyorum.

Silverfi ile maceralarımız devam edecek…